FİDAN - Dini, İlmi ve Edebi Dergi
                                                                                    
                                                                                    
                                                                                    
                                                                                    
 
   
 

Anasayfa

Yazarlarımız

Hakkımızda

Künye

ABONELİK FORMU

İletişim

Kapak

Hasbihal

Kapak Konusu

Makaleler

Bakış

İfade-i Meram

Yansımalar

Kurana Dair

Köşeler

Kültür Deryamızdan

Sağlık

Kadın ve Aile

Hakikat Heybesi

Gündem

Şiir Tahlili

Oku Yorum

Üstad

Dünya Gündemi

Röpörtajlar

Aktüel Röportajlar

 Yrd. Doç. Dr. Rahim Tuğral
rahim.tugral@deu.edu.tr
Emekli Öğretim Üyesi

Sayi: 89 / Temmuz - Eylül 2016

Halime Kızımızın Ardından

Değerli kardeşlerim, bu sayıda 24 Haziran 2016 Cuma günü hayata gözlerini yuman ve dostlarını hüzne boğan “Güzelyalı Yeni Câmii Hacı Muteber Saltabaş Kur’ân Kursu Öğreticisi Halime Bahar kızımızın ardından, aklımdan geçenleri
yazmak istedim.

Kur’ân âyetlerini Hz. Peygamber’e (sav) arz etmede ön plânda görülen ve Kur’ân kırâatiyle en çok meşgul olan sahâbe, derecelerine göre tabakalara ayrılır: Birinci tabaka, İkinci tabaka, Üçüncü tabaka, v.s. Hz. Peygamberin sağlığında
Kur’ân âyetlerini cem eden ve onun huzurunda okuyanların başında birinci tabaka olarak kabul edilen şu yedi sahâbeyi sayabiliriz:

Osmân b. Affân, Ali b. Ebî Tâlib, Abdullah b. Mes’ûd, Zeyd b. Sâbit, Übeyy b. Ka’b, Ebu ‘d-Derdâ, Ebû Mûsa el-Eş’arî, ( ( رضَِىَ اللُّٰ عَنْهُمْ

Bunlar Kur’ân kırâatinde sahabe içinde birinci tabakayı meydana getirirler. 1 Halime kızımızla bağlantı kurma açısından Ebu’d-Derdâ ve hanımı Ümmü’d-Derdâ hak-kında kısa bir bilgi vermek istiyorum. Ebu’d-Derdâ (r.a.) Şâm’a yerleşmiş,
hayatının çoğunu orada geçirmiş ve pek çok talebe yetiştirmiş mümtaz sahâbeden biridir.

Asıl adı Uveymir olan bu sahâbenin ilk hanımından Derdâ adında bir kızı olur. Baba ve anne, kızlarının gerek fizikî gerekse ahlâkî güzelliği ile dillere destan olmasından dolayı, baba ve anne kendi isimleri ile tanınmazlar; “Ebu’d-Derdâ =
Derdâ’nın babası, Ümmü’d-Derdâ = Derdâ’nın annesi” olarak anılırlar. Hatta Muâviye b. Ebî Süfyân, Derdâ’yı oğlu Yezid ile nişanlamak ister ama Ebu’d-Derdâ kabul etmez ve Müslüman halkın içinden ahlâkı düzgün bir gençle evlendirilir. 2
Derdâ’nın annesi vefat eder ve Ebu’d-Derdâ bir hanımla daha evlenir. Bu ikinci hanım, Derdâ’nın üvey annesi olmasına rağmen o da “Ümmü’d-Derdâ” (Ümmü’d-Derdâ-yı Suğrâ = Küçük Ümmü’d-Derdâ) olarak anılır. Asıl adı Hüceyme b.
Yahyâ olan bu Üm-mü’d-Derdâ, eşi Ebu’d-Derdâ’dan Kur’ân okur; kırâatleri ahzeder ve ona arz eder.  

3 Ümmü’d-Derdâ’dan da pek çok kişi kırâat alır; kimi kendisine arz eder, kimi de rivâyet eder. Kendisine kırâat arzedenlerin arasında tâbiînden şu üç zâtı zikredebiliriz:İbrâhim b. Ebî Abele, Atıyye b. Kays ve Yûnus b. Hübeyre. 4 İbrâhim
b. Ebî Abele, Ümmü’d-Derdâ’dan yedi defa Kur’ân okuduğunu söyler. 5 (Kur’ân kırâatinde kızlarımızı ve kadınları-mızı ikinci plâna atan, hatta yok sayanlara yine de “Allâh selâmet versin” diyelim.)

Değerli kardeşlerim, her devirde görülmez kahramanlar olarak nice Ümmü’d-Derdâ’lar yetişmiş; kendilerini Kur’ân’a adamış ve fedakârca sayısız öğrenci-ler, hatta “hâfıza kızlar” yetiştirmişlerdir. Evet… Günümüzde de kendisine Ümmü’d-
Derdâ’yı model kabul eden pek çok hâfıza kızımız ve hoca hanımlarımız gibi, Halime Bahar isminde bir kızımız dünyaya gelmiş; ken-disini Kur’ân öğretimine vakfetmiş; genç yaşlı sayısız öğrenci yetiştirmiş ve gençliğinin baha-rında
da tüm dostlarıyla vedalaşarak Dâr-ı uk-bâ’ya göçmüştür.

 Duâlarımız onunla… Allâh rahmet eylesin; mağfiretiyle kucaklasın; cennette Ümmü’d-Derdâ ve benzerleriyle haşreylesin. Âile efrâdına ve tüm dostlarına da Eyyûb sabrı ihsân eylesin…

Bir hâfıza uğradı dünyaya, adı Halime, Ciğerim yanıyor, söz geçiremem hâlime. Allaha sığınıyorum, tek tesellim:  انِاَّ لِِّٰ وَانِاَّ الِيَْهِ راَجِعُونْ

Merhameti sonsuz Rabbim onu Adn Cenne-tine koysun. Dostlarını sevince boğdu Halime Bahar dünyaya gelerek, Şimdi de hüzne boğdu aralarından ayrıla-rak. Bahar çiçekleri gibi gitti taptaze baharında, Halîm Rabbim haşreylesin Ukbâ sabahnda. Âmîn. Âmîn. Âmîn.

İmam Hatip Takvimi
 
 

Fidan Dergisi © 2009 - 2017 Hakları Saklıdır.

TRX Yazılım Tarafından Yapılmıştır.